Halkın Hizmetkârı Partisi milletvekili, Ukrayna Parlamentosu Avrupa Birliği’ne Entegrasyon Komitesi Başkan Yardımcısı ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Ukrayna Delegasyonu Başkanı Maria Mezentseva, altıncı yılına yaklaşan savaşın askeri ve diplomatik seyrine ilişkin Cumhuriyet’ten Caner Çiftçi’ye açıklamalarda bulundu.
Barış görüşmelerinin önündeki en önemli başlıklardan biri olan toprak meselesine değinen Mezentseva, Kiev’in uluslararası alanda tanınan sınırlarından resmen vazgeçmesinin anayasal açıdan mümkün olmadığını söyledi.
Rusya’nın Donetsk’in tamamı üzerindeki taleplerini sürdürdüğü, Batı’da ise Ukrayna’nın barış karşılığında bazı bölgelerin fiili kaybını kabul etmek zorunda kalabileceğine ilişkin tartışmaların yapıldığı bir dönemde Mezentseva, bu seçeneğe kapıyı kapattı.
Ukrayna Anayasası’nın herhangi bir devlet başkanına tek başına böyle bir karar alma yetkisi vermediğini belirten Mezentseva, uluslararası alanda tanınan sınırların değiştirilmesinin parlamentoda anayasal çoğunluk gerektirdiğini vurguladı.
Böyle bir çoğunluğun sağlanamayacağını savunan Ukraynalı milletvekili, “Açıkçası bu seçeneğin neden hâlâ gündemde tutulduğunu anlamıyoruz” dedi.
Cephedeki gelişmelere de değinen Mezentseva, Ukrayna güçlerinin Kramatorsk ve Sloviansk çevresinde ilerleme kaydettiğini öne sürdü. Rusya’nın bölgede hızlı ve kesin bir askeri sonuç elde edebileceği yönündeki beklentilerin gerçekleşmediğini savunan Mezentseva, Kiev’in Donbas ve Harkiv bölgeleriyle Dnipro gibi stratejik kentlerin güvenliğini sağlamaya çalıştığını söyledi.
“Bu nedenle barış karşılığında toprak verilmesi söz konusu olamaz” diyen Mezentseva, böyle bir formülün Ukrayna açısından “kesinlikle kabul edilemez” olduğunu belirtti.
ABD İLE ORTAKLIK SÜRECEK Mİ?
Washington’ın Ukrayna savaşındaki rolüne de değinen Mezentseva, Kiev’in ABD’ye “aşırı bağımlı” olduğu görüşüne katılmadığını söyledi.
ABD ile ortaklığın sürdüğünü belirten Ukraynalı milletvekili, siyasi gelişmeler ve seçimlerle birlikte uluslararası dengelerin değişebileceğini ifade etti.
Ukrayna’nın hedefinin “uluslararası hukuka dayalı, uzun süreli ve adil bir barış” olduğunu söyleyen Mezentseva, Kiev’in müzakerelere kapısının açık olduğunu dile getirdi.
Savaşın Ukrayna tarafından başlatılmadığını vurgulayan Mezentseva, buna rağmen ABD dahil tüm ortaklardan savaşı sona erdirmeye yönelik çabalara destek vermelerini beklediklerini söyledi.
Ukrayna’nın son dönemde Rusya topraklarının derinliklerindeki petrol rafinerileri, enerji tesisleri ve askeri hedeflere yönelik saldırılarını artırmasına ilişkin de konuşan Mezentseva, bu stratejiyi Ukrayna’nın savunmasının bir parçası olarak değerlendirdi.
Rusya’daki enerji ve askeri tesislerin hedef alınmasını “mantıklı bir adım” olarak nitelendiren Mezentseva, petrol gelirlerinin Moskova’nın savaşı finanse etmesinde önemli bir kaynak olduğunu söyledi.
Saldırıların Rusya’da akaryakıt ve petrol ürünleri konusunda sıkıntılara yol açtığını belirten Ukraynalı milletvekili, “Bu, savaşı başladığı yere geri götürdü” ifadesini kullandı.
“AVRUPA ORTAK HAREKET ETMELİ”
Mezentseva, Rusya’nın yalnızca Ukrayna açısından değil, NATO ülkeleri açısından da güvenlik tehdidi oluşturduğunu savundu.
Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerinde Rusya kaynaklı hibrit faaliyetlerin yaşandığını öne süren Mezentseva, Avrupa ülkelerinin olası tehditlere karşı askeri ve toplumsal hazırlıklarını artırması gerektiğini söyledi.
Rusya bağlantılı insansız hava araçlarının NATO ülkelerinin topraklarına veya sınırlarına ulaşmasıyla ittifakın 4. ve 5. maddelerinin uygulanmasına ilişkin tartışmaların gündeme geldiğini belirten Mezentseva, Avrupa ülkelerinin ortak hareket etmesi gerektiğini savundu.
Ukrayna iç siyasetindeki tartışmalara da değinen Mezentseva, savaş koşullarına karşın ülkedeki siyasi görüş ayrılıklarının ve protestoların demokratik sistemin bir parçası olduğunu söyledi.
Eski Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov’un görevden alınmasının ardından yaşanan tartışmalar ve protestoları değerlendiren Mezentseva, Ukrayna’da insanların hükümeti eleştirebildiğini ve yanlış gördükleri uygulamalara karşı kamuoyu önünde tepki gösterebildiğini belirtti.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin barışçıl toplantı ve örgütlenme özgürlüğünü güvence altına alan 11. maddesine işaret eden Mezentseva, bunun Rusya’daki siyasi ortamdan önemli bir farklılık oluşturduğunu savundu.
Fedorov’un uzun yıllar Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin ekibinde yer aldığını hatırlatan Mezentseva, eski bakanın yeni görevlerinde de Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne katkı sunabileceğini söyledi.
“SİYASİ BİRLİĞİ KAYBETMEMELİYİZ”
Ukrayna’daki siyasi birliğin yalnızca hükümet üzerinden değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken Mezentseva, toplum, parlamento ve hükümet içerisindeki eğilimlerin ayrı ayrı ele alınması gerektiğini belirtti.
Savaşın doğal olarak siyasi tartışmaları artırdığını ancak ülkedeki temel birlik duygusunun korunduğunu savunan Mezentseva, “Bence birlik hâlâ var. Bunu kaybetmemeliyiz” dedi.
Ukrayna’da giderek daha fazla gündeme gelen seçim tartışmalarına da değinen Mezentseva, mevcut savaş koşullarında sandığa gidilmesinin mümkün olmadığını savundu.
Savaşın 2014’te başladığını hatırlatan Ukraynalı milletvekili, tam kapsamlı çatışmalar sürerken ülkedeki herkesin oy hakkının güvence altına alınamayacağını söyledi.
Cephede görev yapan askerlerin nasıl oy kullanacağı veya aday olacağı sorusuna dikkat çeken Mezentseva, milyonlarca Ukraynalının savaş nedeniyle ülke dışında bulunduğunu, bazı yurttaşların ise Rusya’nın kontrolündeki bölgelerde yaşadığını belirtti.
Bir ateşkes durumunda dahi güvenli seçim koşullarının garanti edilemeyeceğini savunan Mezentseva, Rusya’nın seçim sürecini provoke etmeye çalışabileceğini öne sürdü.
“ASKERLER NASIL OY KULLANACAK?”
Mezentseva, savaş koşullarında seçim yapılmasına ilişkin en büyük sorunlardan birinin cephedeki askerlerin siyasi hakları olduğunu vurguladı.
“Eşim, kardeşlerim ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapan binlerce kadın ve erkek nasıl oy kullanacak?” diye soran Mezentseva, askerlerin parlamento ve yerel seçimlerde aday olmak istemeleri halinde bunun nasıl gerçekleştirileceğinin de belirsiz olduğunu söyledi.
Oy kullanma ve seçilme hakkı, güvenli seçim ortamının oluşturulması, yurt dışında yaşayan milyonlarca Ukraynalının sürece katılması ve Rusya’nın kontrolündeki bölgelerde yaşayanların durumu gibi sorunların çözülmesi gerektiğini belirtti.
Mezentseva, savaş sonrası seçimlerin zamanlamasının dış baskılarla değil Ukrayna yasaları ve Anayasası doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini söyledi.
BATI DESTEĞİ OLMADAN SAVAŞ SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Ankara’daki NATO Zirvesi’nde müttefikler, Ukrayna’ya 2026 yılı için 70 milyar euro değerinde askeri teçhizat, yardım ve eğitim sağlama taahhüdünde bulundu. NATO ayrıca 2027’de de en az aynı seviyede desteği sürdürme niyetini açıkladı.
Ukrayna’nın Batı desteğine bağımlılığına ilişkin tartışmaları farklı bir açıdan ele alan Mezentseva ise NATO ile Kiev arasındaki ilişkinin tek taraflı olmadığını savundu.
Ukrayna’nın savaş alanında kazandığı deneyim, insan gücü, teknoloji ve savunma alanındaki yeniliklerinin NATO açısından da önemli olduğunu söyleyen Mezentseva, “NATO, Ukrayna’nın deneyimi, insan gücü ve teknolojileri olmadan Rusya’nın olası doğrudan veya hibrit saldırılarına karşı koyabilir mi?” değerlendirmesinde bulundu.
Rusya güvenlik tehdidi oluşturmaktan çıkana kadar Ukrayna ile Batılı müttefikler arasındaki işbirliğinin sürdürülmesi gerektiğini savunan Mezentseva, mücadelenin yalnızca Ukrayna’nın geleceğini ilgilendirmediğini söyledi.
Rusya Federasyonu içerisindeki bazı halkların tarihsel olarak Moskova yönetimine karşı bağımsızlık mücadelesi verdiğini ifade eden Mezentseva, Rusya’nın mevcut siyasi ve coğrafi yapısının geleceğinin de ilerleyen dönemde tartışılabileceğini savundu.
The post Ukraynalı milletvekili Cumhuriyet’e konuştu: Toprak karşılığı barış kabul edilemez first appeared on kilis-egitim.com.tr.